Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2025 Sonuçları, Türkiye genelinde demografik dönüşümün hızlandığını ortaya koyarken, İç Anadolu'nun merkezinde yer alan Aksaray ve çevre illerin nüfus eğilimleri de dikkat çekici veriler sundu. Kentleşme oranının artması, doğurganlık hızındaki düşüş ve çalışma çağındaki nüfusun yapısal değişimi; Aksaray, Kırşehir, Nevşehir, Niğde ve Çorum gibi illerde farklı yönlerde seyreden bir nüfus tablosunu gözler önüne serdi. Bu iller arasındaki nüfus hareketliliği, bölgesel kalkınma, istihdam olanakları ve göç dinamiklerinin sonuçlarını açıkça yansıtıyor.
Açıklanan verilere göre Aksaray, 2024 yılında 439 bin 474 olan nüfusunu 2025'te 441 bin 136'ya çıkararak çevre illerine kıyasla artış eğilimini sürdüren iller arasında yer aldı. Nevşehir 320 bin 150, Niğde 374 bin 492 ve Kırşehir 242 bin 777 nüfusla sınırlı artış ya da durağan bir seyir izlerken, Çorum ise 519 bin 590 nüfusla bir önceki yıla göre gerileme yaşayan iller arasında yer aldı. Aksaray'ın bu tablo içerisinde öne çıkmasında sanayi yatırımları, lojistik avantajları, üniversite nüfusunun etkisi ve çevre illerden aldığı iç göç belirleyici faktörler olarak değerlendiriliyor. Nevşehir ve Kırşehir'de turizm ve kamu ağırlıklı ekonomik yapı nüfus artışını sınırlarken, Niğde'de tarım ve sanayi dengesinin korunması nüfusun daha yatay bir seyir izlemesine neden oldu. Çorum'da ise özellikle genç nüfusun büyük şehirlere yönelmesi, nüfus azalmasının temel gerekçeleri arasında gösteriliyor. Bu karşılaştırma, Aksaray'ın bölgesel ölçekte cazibe merkezi olma yolunda ilerlediğini, ancak çevre illerle birlikte ele alındığında planlı kentleşme ve istihdam politikalarının öneminin daha da arttığını ortaya koyuyor.
Veriler, Aksaray'ın yalnızca nüfus artışıyla değil, demografik yapısıyla da bölgedeki benzer illerden ayrıştığını ortaya koyuyor. Çalışma çağındaki nüfusun artış eğiliminde olması, Aksaray'ın üretim, sanayi ve hizmet sektörlerinde sunduğu istihdam imkanlarının karşılık bulduğunu gösteriyor. Özellikle organize sanayi bölgelerindeki genişleme, karayolu ve demiryolu projeleriyle güçlenen lojistik konum ve üniversitenin kent ekonomisine katkısı, Aksaray'ı Kırşehir, Nevşehir ve Niğde'ye kıyasla daha dinamik bir nüfus yapısına taşıyor. Buna karşın Çorum gibi sanayi geçmişi güçlü bir ilin nüfus kaybetmesi, klasik sanayi şehirlerinin genç nüfusu tutmakta zorlandığını gözler önüne seriyor.
Uzmanlar, Aksaray'daki nüfus artışının sürdürülebilir olması için konut, altyapı, ulaşım ve sosyal donatı yatırımlarının hız kesmeden devam etmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Kentte artan nüfusun plansız büyümeye dönüşmemesi, eğitimden sağlığa, ulaşımdan çevre düzenlemesine kadar bütüncül bir şehircilik anlayışının benimsenmesine bağlanıyor. Aynı zamanda, kırsaldan merkeze yönelen göçün dengelenmesi ve genç nüfusun şehirde kalıcı hale gelmesi, Aksaray'ın orta ve uzun vadeli kalkınma hedefleri açısından kritik önemde görülüyor.
TÜİK'in ortaya koyduğu bu tablo, Aksaray'ın İç Anadolu'daki konumunu güçlendirdiğini, ancak bu yükselişin doğru politikalarla desteklenmediği takdirde yeni sosyal ve ekonomik sorunları da beraberinde getirebileceğini gösteriyor. Nüfus artışıyla birlikte gelen fırsatların doğru planlama ile avantaja dönüştürülmesi halinde Aksaray'ın, bölgesinde yalnızca büyüyen değil, nitelikli yaşam sunan bir merkez haline gelmesi bekleniyor.

TÜRKİYE 86 MİLYONU AŞTI: NÜFUS YAŞLANIYOR, KENTLER BÜYÜYOR
Türkiye'nin nüfusu 1 yılda 427 bin kişi arttı, ilk kez bir ilçenin nüfusu 1 milyonu geçti. Kentleşme hızlanırken ortanca yaş yükseldi, yaşlı nüfusun payı dikkat çekici seviyeye ulaştı.
Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı "Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2025 Sonuçları", ülkenin demografik yapısında köklü değişimlerin hızlandığını ortaya koydu. Buna göre Türkiye nüfusu, 2024 yılında 85 milyon 664 bin 944 iken, 2025 itibarıyla 427 bin 224 kişilik artışla 86 milyon 92 bin 168'e yükseldi. Veriler, nüfus artış hızının devam ettiğini ancak bu artışın kent merkezlerinde yoğunlaştığını gösterdi.
İl ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı bir yılda yüzde 93,4'ten yüzde 93,6'ya yükselirken, belde ve köylerde yaşayanların oranı yüzde 6,6'dan yüzde 6,4'e geriledi. Mekansal Adres Kayıt Sistemi ile yapılan yeni sınıflamaya göre Türkiye nüfusunun yüzde 67,5'i yoğun kentlerde, yüzde 15,8'i orta yoğun kentlerde ve yüzde 16,8'i kırsal alanlarda yaşıyor. Bu tablo, kırdan kente göç eğiliminin sürdüğünü ve büyük şehirlerin nüfus yükünün artmaya devam ettiğini gözler önüne serdi.
Türkiye'de ikamet eden yabancı nüfus da artış gösterdi. Bir önceki yıla göre 38 bin 968 kişi artan yabancı nüfus 1 milyon 519 bin 515 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 49,3'ünü erkekler, yüzde 50,7'sini kadınlar oluşturdu. Açıklanan verilerde, kısa süreli vizeyle bulunan yabancılar ile geçici koruma kapsamındaki Suriyeliler nüfusa dahil edilmedi.
İllere bakıldığında, 2025 yılında 33 ilin nüfusunun azaldığı belirlendi. İstanbul, 52 bin 451 kişilik artışla 15 milyon 754 bin 53 kişiye ulaştı ve Türkiye nüfusunun yüzde 18,3'ünü tek başına barındırmaya devam etti. İstanbul'u Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya izledi. Bayburt ise 82 bin 836 kişiyle nüfusu en az olan il oldu. Tunceli, Ardahan, Gümüşhane ve Kilis de nüfusu en düşük iller arasında yer aldı.
Açıklanan verilerde dikkat çeken bir diğer gelişme ise ilçeler bazında yaşandı. İstanbul'un Esenyurt ilçesi, 1 milyon 3 bin 905 kişilik nüfusuyla Türkiye'de nüfusu 1 milyonu aşan ilk ilçe oldu. Esenyurt'u Gaziantep'in Şahinbey ilçesi ile Ankara'nın Çankaya ve Keçiören ilçeleri takip etti. Bu durum, büyükşehirlerde ilçe ölçeğinde bile ciddi bir nüfus yoğunluğu oluştuğunu ortaya koydu.
Türkiye'nin yaş yapısında da önemli bir değişim yaşandığı görüldü. Ortanca yaş 2024'te 34,4 iken 2025'te 34,9'a yükseldi. Erkeklerde ortanca yaş 34,2'ye, kadınlarda ise 35,7'ye çıktı. Sinop, 44 ile en yüksek ortanca yaşa sahip il olurken, Şanlıurfa 21,8 ile en genç nüfusa sahip il olarak kayıtlara geçti. Veriler, doğurganlık hızındaki düşüş ve yaşam süresinin uzamasıyla birlikte yaşlı nüfusun hızla arttığını gösterdi.
Çalışma çağındaki 15-64 yaş grubunun oranı yüzde 68,5'e yükselirken, 0-14 yaş grubundaki çocuk nüfusun oranı yüzde 20,4'e geriledi. Buna karşılık 65 yaş ve üzeri nüfusun oranı yüzde 11,1'e çıktı. Türkiye'de çalışma çağındaki her 100 kişinin, 29,7 çocuğa ve 16,2 yaşlıya baktığı hesaplandı. Bu tablo, önümüzdeki yıllarda sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam politikalarının daha da kritik hale geleceğine işaret etti.
TÜİK verileri, Türkiye'nin hem hızla kentleştiğini hem de giderek yaşlanan bir nüfus yapısına doğru ilerlediğini ortaya koyarken, demografik dönüşümün ekonomi, şehircilik ve sosyal politikalar üzerindeki etkilerinin daha fazla hissedileceği bir döneme girildiğini gösterdi.