Aksaray'da bir vatandaşa kesilen idari para cezası tartışma konusu oldu. 56 yaşındaki Recep Kaya'ya, izinsiz avlandığı gerekçesiyle 5 bin 943 TL idari para cezası uygulanırken, Kaya söz konusu cezanın haksız olduğunu ileri sürerek karara itiraz etti
Doğa Koruma ve Milli Parklar ekipleri tarafından düzenlenen idari yaptırım tutanağında, Kaya'nın 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'na muhalefet ettiği ve "avlaklarda izin almadan avlandığı" gerekçesiyle cezalandırıldığı belirtildi. Olayın, Aksaray'ın Sarıyahşi ilçesinde gerçekleştiği kaydedildi.
Ancak cezaya konu olan olayla ilgili konuşan Recep Kaya, avlandığı bölgenin yasaklı alan kapsamında olmadığını savundu. Kendisine uygulanan cezanın gerçeği yansıtmadığını ifade eden Kaya, ilgili bölgede avlanmanın yasak olduğuna dair herhangi bir işaret ya da uyarı bulunmadığını öne sürdü.
Kaya, tebliğ edilen ceza sonrası yasal hakkını kullanarak Aksaray Sulh Ceza Hakimliği'ne başvuracağını belirtti. Mevzuat gereği idari para cezalarına karşı 15 gün içinde itiraz edilebildiği öğrenildi.
Öte yandan belgede, cezanın bir ay içinde ödenmesi gerektiği, peşin ödeme halinde ise indirim uygulanabileceği bilgisi yer aldı. Yetkililer ise cezaya ilişkin değerlendirmelerin yasal süreç içerisinde yapılacağını ve itirazın mahkeme tarafından karara bağlanacağını bildirdi.
Yaşanan olay, bölgede avlanma alanlarının sınırları ve denetim uygulamalarıyla ilgili tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı.
Aksaray'da Av Cezası Tartışması: "Belgelerim Tam, Buna Rağmen Cezalandırıldım"
Aksaray'da bir vatandaşa kesilen av cezası, "haksız uygulama" iddialarıyla kamuoyunda tartışma yarattı. Sarıyahşi ilçesinde avlandığı sırada hakkında işlem yapılan Recep Kaya, tüm yasal belgelerinin eksiksiz olmasına rağmen cezaya maruz kaldığını belirterek yaşadığı süreci "mağduriyet" olarak nitelendirdi.
Doğa Koruma ve Milli Parklar ekipleri tarafından düzenlenen idari yaptırım tutanağına göre Kaya'ya, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun 12. maddesine muhalefet ettiği gerekçesiyle 5 bin 943 TL idari para cezası kesildi. Tutanakta, "avlaklarda izin almadan avlanma" fiilinin işlendiği ifade edilirken, olayın Sarıyahşi ilçesinde gerçekleştiği bilgisi yer aldı.
Ancak söz konusu cezaya sert tepki gösteren Recep Kaya, iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve tamamen hukuka aykırı bir işlemle karşı karşıya kaldığını savundu. Avcılık belgesinin bulunduğunu, gerekli izinleri aldığını ve avlandığı bölgenin yasaklı alan kapsamında olmadığını dile getiren Kaya, "Ben yıllardır bu işi kurallarına uygun şekilde yapıyorum. Avcılık belgem de var, izinlerim de tam. Buna rağmen sanki kaçak avcıymışım gibi işlem yapıldı" dedi.
Kaya, olayın yaşandığı bölgede herhangi bir yasak uyarısı, tabela ya da sınırlandırıcı işaret bulunmadığını öne sürerek, "Eğer burası yasaklı bir bölgeyse bunun açık şekilde belirtilmesi gerekir. Ne bir tabela var ne bir uyarı. Buna rağmen ceza kesilmesi kabul edilemez" ifadelerini kullandı.
Kesilen cezanın yalnızca maddi değil, manevi olarak da kendisini yıprattığını belirten Kaya, uygulamanın keyfi olduğunu iddia ederek yetkililere çağrıda bulundu. "Bu ceza benim için sadece bir para meselesi değil. İtibar meselesi. Yasalara uygun hareket eden bir vatandaş olarak haksız yere suçlanıyorum" diyen Kaya, yaşadığı sürecin benzer durumda olan diğer vatandaşlar için de emsal teşkil edebileceğini söyledi.
Tebliğ edilen evrakta, cezanın bir ay içerisinde ödenmesi gerektiği, peşin ödeme halinde indirim uygulanabileceği belirtilirken, Kaya bu durumu kabul etmeyeceğini ve yasal hakkını sonuna kadar kullanacağını ifade etti. Karara karşı 15 gün içerisinde Aksaray Sulh Ceza Hakimliği'ne itiraz edebileceğini belirten Kaya, hukuki süreci başlatacağını açıkladı.
Öte yandan olay, bölgede avlanma sahalarının sınırları, denetim mekanizmaları ve uygulamaların şeffaflığı konusunda da yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Vatandaşlar, özellikle kırsal alanlarda avlanma bölgelerinin daha net şekilde belirlenmesi gerektiğini savunurken, benzer mağduriyetlerin yaşanmaması için denetim süreçlerinin gözden geçirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Yetkililer ise konuyla ilgili değerlendirmelerin yasal süreç içerisinde yapılacağını ve itirazın mahkeme tarafından karara bağlanacağını belirtirken, gözler şimdi yargı sürecine çevrildi. Yaşanan bu gelişmenin, hem uygulamaların denetlenmesi hem de vatandaş haklarının korunması açısından önemli bir örnek oluşturabileceği ifade ediliyor.