AKSARAY’IN HAFIZASINDA BİR YARA: SEYFULLAH’IN HANI’NDAN GERİYE KALANLAR
AKSARAY’IN HAFIZASINDA BİR YARA: SEYFULLAH’IN HANI’NDAN GERİYE KALANLAR
-
A+Buyut
-
A-Kucult
Aksaray’da bir dönem şehrin sosyal ve ticari hayatına ev sahipliği yapan, halk arasında “Seyfullah’ın Hanı” ya da “Kanbercan Hanı” olarak bilinen tarihi yapı, bugün yerinde olmayan hatıralarıyla yeniden gündeme geldi. Vatandaşların anlattıkları, yıllar içinde farklı işlevlerle kullanılan bu yapının hem kültürel hem de toplumsal hafızada derin izler bıraktığını ortaya koyuyor.
1930’lu ve 1940’lı yıllarda cezaevi olarak kullanıldığı ifade edilen hanın, daha sonraki yıllarda otel, yazlık sinema ve çeşitli esnaf dükkânlarına ev sahipliği yaptığı belirtiliyor. 1950’li yıllarda cezaevinde yaşandığı iddia edilen bir isyan ve müdahale de, yapının tarihine dair dikkat çeken detaylar arasında yer alıyor. O dönemi yaşayanların aktardıklarına göre, Zincirli Mahalle tarafından yapılan müdahalede yaralananlar olduğu da hafızalarda yer etmiş durumda.
Vatandaşların anlatımları, yapının sadece bir bina olmadığını; aynı zamanda bir yaşam alanı olduğunu gözler önüne seriyor. Çocukluk yıllarında hanın avlusunda top oynadığını söyleyenler, yazlık sinema günlerini hatırlayanlar ve burada kiracı olarak yaşayanlar, yapının Aksaray’ın gündelik hayatındaki yerini vurguluyor. Kimi vatandaşlar ise aile büyüklerinin burada görev yaptığını, nöbet günlerinde hanı ziyaret ettiklerini dile getirerek kişisel hatıralarını paylaşıyor.
Tarihi yapının geçmişine ilişkin anlatılarda, hanın 1926 yılında mübadele sürecinde el değiştirdiği, daha sonra Seyfullah isimli şahsa geçtiği ve onun vefatının ardından damadına devredildiği bilgileri de yer alıyor. Alt katında yazıhaneler, terziler ve çeşitli esnaf dükkânlarının bulunduğu, üst katlarında ise konaklama alanlarının olduğu ifade ediliyor. Bir dönem Aksarayspor’un da bu yapıda faaliyet gösterdiği belirtilirken, hanın uzun yıllar kentin önemli merkezlerinden biri olduğu anlaşılıyor.
Ancak tüm bu geçmişe rağmen, sağlam taş mimarisiyle dikkat çeken yapının yıkılması ve yerine ucube bir iş hanı yapılması, kentte uzun yıllardır süren “tarihi yapıların korunamaması” tartışmasını yeniden alevlendirdi. Vatandaşlar, “güzelim taş binaların yıkılarak yerlerine beton yapıların yapılması”nı eleştirirken, geçmişte bu tür yapıların korunmasına yeterince önem verilmediğini savunuyor.
Bazı vatandaşlar ise son yıllarda tarihi yapıların restorasyonu konusunda daha fazla adım atıldığını belirterek, özellikle Evren Dinçer döneminde bu konuda olumlu çalışmalar yapıldığını ifade ediyor. Buna karşın, geçmişte alınan kararların geri dönüşünün mümkün olmadığını dile getirenler, Aksaray’ın önemli bir kültürel mirasını kaybettiği görüşünde birleşiyor.
Bugün yerinde farklı bir yapı bulunan han, artık sadece anlatılan hatıralarda yaşıyor. Aksaraylıların ortak görüşü ise net: Kentin tarihi dokusunun korunması için bundan sonraki süreçte daha hassas ve bilinçli adımlar atılması gerekiyor.













