Çok şükür…
Bazen insan bu kelimeyi öylesine söylemez. İçinden, yüreğinin en derininden gelir. İşte bugün öyle bir gün. Çünkü Aksaray Demiryolu Projesi’nin ihalesinin önceki günlerde yapılmış olması, sadece bir ihalenin tamamlanması değildir. Bu, 23 yıldır ertelenen bir hayalin ilk kez gerçeğe bu kadar yaklaşmasıdır.
Yıllarca “olacak” denildi,
“sırada Aksaray var” dendi,
“programda” denildi,
“takip ediyoruz” denildi…
Ama tren gelmedi.
Ray döşenmedi.
Aksaray hep bekledi.
Şimdi ilk kez gönül rahatlığıyla diyoruz ki: Evet, bu defa oldu.
Şimdi sırada ne var?
Elbette temel atma töreni…
Ve o güne kadar beklemek… Sabırla, temkinle ama umutla.
AK Parti Milletvekili Cengiz Aydoğdu’nun “tabiri yerindeyse 10 yıldır dayak yedik” sözünü duyduğumda gülümsedim. Çünkü doğru. Bu şehirde demiryolu meselesi konuşuluyorsa, bu konuşmaların içinde dayak da vardı, sitem de vardı, kızgınlık da. Aksaray basını olarak biz de vurduk, vatandaş da vurdu. Ama şunu herkes bilsin:
Bu dayak kişisel değildi, bu dayak inat değildi.
Bu dayak Aksaray içindi.
Anlaşılan o ki; temel atma töreni yapılana kadar biraz daha döveceğiz, biraz daha soracağız, biraz daha hatırlatacağız. Çünkü bu şehir artık laf değil, icraat görmek istiyor. Ama biliyorum ki, bu defa onlar da vazgeçmeyecek.
Çünkü bu proje, sıradan bir ulaşım yatırımı değil.
190 kilometrelik Aksaray–Ulukışla–Yenice Hızlı Tren Hattı, Aksaray’ı Mersin Limanı’na, güney aksına, dünyaya bağlayacak. Organize sanayi bölgelerinde üretim yapan firmalar için lojistik maliyetler düşecek, ihracat güçlenecek, yatırımcı daha cesur olacak. Ama hepsinden önemlisi; Aksaray artık kenarda bekleyen şehir olmayacak.
Bu tren, sadece yük taşımayacak…
Aksaray’ın kaderini taşıyacak.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Abdulkadir Uraloğlu’nun, Aksaray ziyareti kapsamında ihale sürecinin tamamlandığını açıklaması; bu şehrin yıllardır beklediği müjdenin ilk somut adımıdır. Aksaray adına bu adımı atan bir siyasetçi olarak, tarihe adını yazdırmıştır, bunu kimse inkâr edemez.
Ama burada durup biraz daha derine inmek lazım.
23 yıl…
Az mı?
Bir insanın çocukluktan yetişkinliğe, gençlikten olgunluğa geçmesi demek. Bu şehirde demiryolu hayaliyle yaşayıp, o hayali göremeden toprağa girenler var. Gözleri açık gitmiş insanlar var.
Ve buna rağmen, 23 yıl boyunca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a inanarak oy veren, sabreden, bekleyen insanlar da var.
Evet, Aksaray bu hayaline yine Recep Tayyip Erdoğan sayesinde kavuşuyor. Geç oldu, çok geç oldu… Ama oldu.
Geçmiş yıllarda AK Parti’den milletvekili seçildiği hâlde, halkın demiryolu talebini bırakın Cumhurbaşkanına iletmeyi, bakanına bile fısıldamaya cesaret edemeyen milletvekilleri gördük biz.
İşte bu yüzden son 10 yıldır;
AK Parti Milletvekilleri Cengiz Aydoğdu ve Hüseyin Altınsoy’u,
Belediye Başkanı Evren Dinçer’i,
İl Başkanı Hamza Aktürk’ü
acımasızca eleştirdik.
Bazen haksız mıydık? dedik
Belki üslup sertti…
Ama haklıydık.
Ve bugün diyorum ki:
İyi ki eleştirmişiz.
Çünkü dün açıklanan ihale haberiyle bu başarı onların hanesine yazıldı, karnelerine geçti. Özellikle son yıllarda Ankara’da Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun kapısını aşındıran Aydoğdu ve Altınsoy’un ve İl Başkanı Hamza Aktürk’ün emeği inkâr edilemez.
Bu işte;
Belediye Başkanı Evren Dinçer’in,
Aksaray Eski Valisi Mehmet Ali Kumbuzoğlu’nun,
Meclis’te bütçe konuşmalarında projeyi gündemde tutan İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Turan Yaldır’ın,
ve destek veren STK’ların da payı var.
Ama biri var ki…
Onu anmadan geçmek vefasızlık olur.
Şehrimizi ziyaret ettiğinde demiryolu serzenişlerini dinleyip,
“Yarın Bakanlar Kurulu toplantısında Aksaray’ın demiryolu istediğini anlatacağım, söz veriyorum” diyen ve bu sesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a taşıyan Dışişleri Bakanımız Sayın Hakan Fidan’a da ayrı bir teşekkür borcumuz var.
Veeeeeeeeeeeee
Siyasileri dövmekten hiç vaz geçmeyen, vatandaşın sesini duyuran biz basın mensuplarını da unutmayalım…
Bugün şehirde sevinç var.
Ama hâlâ inanamayanlar da çok.
Ve kimse onları suçlayamaz. 23 yıl kolay değil, koca bir ömür.
İnanacaklar…
Ama o raylar döşenip,
o beton dökülüp,
o temel atıldığında.
İşte o gün Aksaray diyecek ki:
“Tamam…
Artık oldu bu iş.”
Kara Tren 23 Yıl Sonra Göründü
Temel atmasını sabırsızlıkla beklediğimiz Aksaray Demiryolu Projesi’nin ihalesinin önceki günlerde yapılmış olmasıyla, hayalimizin ilk adımı nihayet atılmış oldu.
Küçük bir adım gibi görünebilir ama bu şehir için çok büyük bir eşik bu.
Şimdi sırada ne var?
Elbette temel atma töreni için gün saymak.
Bu cümleyi yazarken bile içimde bir temkin var. Çünkü bu şehir, sevinmeyi de temkinli öğrendi. Haklıyız…
Ben 34 yaşında bir gazeteciydim, bu demiryolu projesi ilk kez gündeme geldiğinde. Gençtim, heyecanlıydım, inanıyordum. Bugün aradan tam 23 yıl geçti. Yani koca bir ömür… Ve ancak şimdi ihalesi yapılabildi.
Çok şükür.
Ama itiraf edeyim:
İnanmakta zorlananlardan sadece biriyim.
Çünkü bu şehir 23 yıl boyunca çok söz duydu. O yüzden içimden hep o türkü geçti:
“Kara tren gecikir belki hiç gelmez…”
Bu bir inat mıydı?
Hayır.
Bu inadım hiçbir zaman
“Onlarda var, bizde niye yok?”
kıskançlığı olmadı.
Çünkü mesele hiçbir zaman basit bir inat meselesi değildi.
Bu mücadele Aksaray içindi.
Bu mücadele Aksaray’ın gelişmesi, büyümesi, hak ettiği yere gelmesi içindi.
Bugün şehirde bir mutluluk var, evet…
Ama hâlâ inanamayanlar da çok. Ve kimse onlara “haksızsın” diyemez. 23 yıl kolay değil, koca bir ömür. Hayatını bu hayalle geçirip, o treni göremeden bu dünyadan gidenler var, Onlardan bir tanesi abim, biride annem.. Allah Rahmet eylesin.
İnanmayanlar sayıca çok…
Belki onlar da inanacak…
Ama ne zaman?
Temel atma töreni yapıldığında.
İşte bu yüzden bugün hepimize düşen yeni bir görev var.
Artık ihaleyi konuştuk, müjdesini aldık.
Şimdi tüm çabamız, temel atma töreni için mümkün olan sürenin kısa tutulması olmalı. Çünkü bu şehir artık beklemek istemiyor. Bu şehir artık görmek istiyor. Duymak değil, yaşamak istiyor.
Rayı görmek istiyor.
Betonu görmek istiyor.
O ilk kazmanın toprağa vurulduğu anı görmek istiyor.
O gün geldiğinde, bu şehir derin bir nefes alacak.
Ve belki o gün hep birlikte diyeceğiz ki:
“Evet…
Kara tren 23 yıl sonra da olsa geldi.”
Hepimize…
Hayırlı, uğurlu olsun.





