Tam 23 yıl sonra…
Bir anda…
Ne hikmetse Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun Aksaray’a gelişine iki gün kala, Aksaray Demiryolu Projesi’nin ihalesi yapıldı ve “müjde” diye önümüze kondu.
Elbette sevindik.
Ama Aksaray artık saf değil.
Bu şehir, 23 yıl bekletilen bir sözün neden şimdi hatırlandığını sorgulayacak kadar tecrübeli.
Ve Temel atma töreni yapılmadan inanacak kadar gözü kapalı değil….
Yiğidi Öldürelim, ama Hakkını Yemeyelim
Ak Parti İl Başkanı Hamza Aktürk'ün çabasını unutmayalım…
Önce şu gerçeği net bir şekilde ortaya koyalım.
Bu demiryolu projesinde son dönemde en çok emeği olan isimlerden bir tanesi AK Parti İl Başkanı Hamza Aktürk’tür.
Buna bizzat şahit oldum.
Dosyalarla Ankara yollarını aşındırdığını,
bakan kapılarında beklediğini,
Milletvekillerini bu konuda sürekli baskıda tuttuğunu,
görüşmeler yaptığını,
baskıyı diri tuttuğunu gördüm.
Eğer bugün bu proje ihale aşamasına geldiyse, bu emeğin yüzde 50’den fazlası Hamza Aktürk’e aittir.
“Yiğidi öldür ama hakkını yeme” derler ya, tam da öyle.
Üstelik bu süreçte en çok dayak yiyen de yine Hamza Aktürk oldu.
Gittiği her ortamda yüzüne “Demiryolu nerede?” sorusu tokat gibi çarpıldı.
Kolay bir süreç değildi.
“Şimdi Temeli ne zaman atılıcak” sözlerine cevap vermeye çalışıyor.
23 Yıllık Unutulan Bir Sözün bedelini Hamza Aktürk,
En yoğun biçimde yaşadı.
Hafızaları tazeleyelim.
Tam 23 yıl önce, Nevzat Palta’nın belediye başkan adaylığı sürecinde, dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım tarafından verilen demiryolu sözü…
Aksaraylı bunu hiç unutmadı.
Her yıl sordu.
Her yıl hatırlattı.
Ama ne oldu?
Bu sözü tekrar tekrar bakanın önüne koyan bir milletvekili çıkmadı.
Cumhurbaşkanı’na kadar taşıyan bir irade oluşmadı.
Ta ki Hamza Aktürk bu işi dosya dosya, yüz yüze bakanların önüne koyana kadar.
O baskı olmasaydı, emin olun bu söz de
“Nasıl olsa Aksaraylı unutur” mantığıyla
bir kez daha rafa kaldırılacaktı.
Tabi bu arada bir Hamsi Tavaya kurban verdiğimiz;
Aksaray Eski Valisi Mehmet Ali Kumbuzoğlu 'nun desteğini de unutmamak lazım…
Belediye Başkanı Evren Dinçer'i unutmamak lazım…
Hamza Aktürk'e verdikleri destekle Ak Parti Milletvekillerine oluşturulan baskı takdire şandir.
Lakin Temeli atılmayan,temek atma töreni yapılmayan Demiryolu projesine
Aksaray halkını inandırmak zor olacak.
Haklılar mı?
Evet…
Demiryolu İhalesi Tamam, Şimdi Sırada Kırmızı Çizgiler Var
Buradan İl Başkanı Hamza Aktürk’e açık açık iki talebim var.
Bunu defalarca eleştirdiğimi kendisi de bilir.
Birincisi: Hasan Dağı Kayak Merkezi.
Bu benim kırmızı çizgimdir.
Hasan Dağı’nın önü de Aksaray, arkası da Aksaray’dır.
Ama ne hikmetse arka yüzünde Niğde kayak merkezi yaptı,
ön yüzünde biz hâlâ “kar yağmadı” masalı dinliyoruz.
Niğde;
nüfus olarak küçük,
milletvekili sayısı az,
ama kayak merkezi var.
Aksaray;
Niğde’nin üç katı büyüklükte,
nüfusu fazla,
milletvekili sayısı daha çok,
ama kayak merkezi yok.
“Niğde tarafına kar yağıyor, Aksaray tarafına yağmıyor” bahanesini bir anaokulunda söylesek, çocuklar bizimle dalga geçer.
Bu mazeretler bir kenara bırakılmalı.
Bu iş ters elden de olsa yapılmalı.
Hasan Dağı artık lafla değil, icraatla anılmalı.
İkincisi: Havalimanı Meselesi.
Aksaray’ın isteyip de Niğde’ye kaptırdığı havalimanı…
Bunu kulaklarımla duymasam belki hâlâ umut ederdim.
Ama Ulaştırma Bakanı’nın;
“Demiryolu ihalesi yapıldı, havalimanı bekleyecek”
“Şu an Aksaray için böyle bir proje yok”
“Devlete yük olur”
sözlerini bizzat duydum.
Yine de hakkı teslim edelim.
Hamza Aktürk ve Milletvekili Cengiz Aydoğdu, bu konuyu toplantılarda es geçmediler.
Sordular.
Zorladılar.
Ama belli ki bu iş, Cumhurbaşkanı talimatı olmadan yürümüyor.
Şimdi Sıra Dövmekte,Daha çok dayak yiyeceksiniz.
Demiryolu ihalesi bitti diye rahatlayacak hâlimiz yok.
Şimdi sırada;
temel atma töreni,
kayak merkezi,
havalimanı var.
Ulaştırma Bakanlığı’nın kapısını dövmeye devam edeceğiz.
Nasıl demiryolunda başardıysak, bunları da başarabiliriz.
Ama tek şartla:
👉 Basın susmayacak
👉 Halk tepkiyi diri tutacak
👉 Kimse “aman bozulmasın” demeyecek
Aksaray bu demiryolunu susarak değil, ısrar ederek kazandı.
Aynı yöntemle;
kayak merkezini de,
havalimanını da alacaktır.
Ama bunun için;
şehrin imajını bozan haberlere koşan değil,
şehrin hakkını savunan haberlere koşan bir basına ihtiyaç var.
Demiryolu ihalesi yapıldı diye sevinmeyin…
Daha dövecek çok kapı var.
Ve biz bu kapıları
çalmaya değil,
zorlamaya devam edeceğiz.





