Elektrikten suya, POS cihazından komisyon indirimine kadar verilen sözler, Aksaray’ın yıllardır beklediği demiryolu projesini hatırlatıyor: Çok konuşuluyor, ama ortada somut bir yetki yok.
Aksaray’da seçim havası ağırlaştıkça, vaatlerin dozu da artıyor. Ancak artan şey ne yazık ki kalite değil; bilgi eksikliği.
Aksaray Esnaf ve Sanatkârları Odası seçim sürecinde bazı adayları dinlerken insan ister istemez şunu soruyor: Bu kadar özgüven nereden geliyor?
Mevzuatı bilmeden, yetki alanını tanımadan, oda yönetimine talip olmak cesaret mi, yoksa gaflet mi?
Ortaya atılan iddialara bakıyorsunuz; “30 yıldır seçim yapılmıyor”, “esnaf odanın başkanını tanımıyor”…
Bir an durup düşünelim: Eğer aday, odaların her 4 yılda bir genel kurul yapmak zorunda olduğunu bilmiyorsa, bu bilgisizlikle mi esnafın sorunlarını çözecek?
Yoksa “bilmiyorum ama iddia ediyorum” siyaseti mi yürütülüyor?
Bir de işin “hayal pazarlama” kısmı var.
Muhasebe ücretlerini yüzde 50 düşürme vaadi…
Kulağa hoş geliyor, alkış da alır.
Ama gerçeği bilenler için bu vaat, boş bir çuvaldan ibaret.
5362 Sayılı Kanun ortada.
Oda başkanının, yönetim kurulunun böyle bir yetkisi yok.
Yetkisi olmayan konuda söz vermek, projecilik değil; düpedüz esnafın aklıyla alay etmektir.
Mevcut başkan Doğan Ceylan’ın rakibi olduğunu söyleyen adayların, önce aday oldukları yapıyı öğrenmeleri gerekmez mi?
Odanın neyi yapıp neyi yapamayacağını bilmeyen bir isim, yarın esnafın hangi sorununa, hangi yetkiyle çözüm üretecek?
Bugün seçim meydanlarında uçuşan vaatler, yarın tutanaklara, kanun maddelerine çarpıp yere düşecek.
Olan yine esnafa olacak. Çünkü hayal satmak kolay, mevzuatla yönetmek zordur.
Esnaf artık masal dinlemek istemiyor.
Bilgi istiyor, donanım istiyor, gerçekçi projeler istiyor.
Aksi halde bu seçim süreci, “kim daha çok konuştu” yarışından öteye geçmez.
Ve soruyu tekrar sormakta fayda var:
Mevzuatı ve yönetim yapısını bilmeyen aday, oda başkanlığını hangi donanımla yapacak?
Ayrıca
Seçim yaklaştıkça vaatler çoğalıyor, çoğaldıkça da insanın aklına ister istemez şu soru geliyor: Bu kadar indirimi kim, nasıl yapacak?
Doğal gazdan elektriğe, sudan POS cihazına kadar her kalemde “indirim yapacağız” diyenler var.
İyi de, hangi yetkiyle, hangi mevzuata dayanarak?
Aksaray Esnaf ve Sanatkârları Odası başkanlığına aday olanlara sormak lazım: Elektrik ve doğal gaz faturalarını oda mı kesiyor? Su idaresi odanın yan kuruluşu mu? Bankalar, POS komisyon oranlarını oda başkanının talimatıyla mı belirliyor? Eğer öyleyse bugüne kadar kimse neden bunu keşfedemedi?
Bir de POS meselesi var ki tam evlere şenlik…
“Esnafa POS makinesi vereceğiz” deniliyor.
Merak ediyorum: Aksaray’daki esnafın neredeyse yüzde 90’ı hâlihazırda POS cihazı kullanıyor.
Ne yapılacak şimdi? Esnafın kullandığı cihazlar toplanıp yerine yenileri mi hediye edilecek?
Yoksa her dükkâna ikinci, üçüncü POS mu dağıtılacak?
Bunun bütçesi nerede, dayanağı nerede?
Daha önemlisi şu: Oda başkanının elektrik, doğal gaz, su fiyatlarında indirim yapma yetkisi hangi kanunda yazıyor? Hangi yönetmelikte “oda başkanı bankalara komisyon indir” deme hakkına sahip?
Mevzuatı bilen herkes biliyor ki bu konular, odaların değil; kamu kurumlarının, enerji şirketlerinin ve bankaların yetki alanında.
Elbette esnaf için mücadele edilir, kurumlarla görüşülür, protokoller yapılmaya çalışılır.
Buna kimsenin itirazı yok. Ama “yapmaya çalışırız” demekle, “yapacağız” demek arasında dağlar kadar fark var.
İlki samimiyettir, ikincisi ise düpedüz umut ticaretidir.
Meraktan soruyorum:
Bu indirimleri vaat edenler, yarın esnaf karşısına çıktığında hangi kanun maddesini, hangi yetkiyi gösterecek?
Yoksa seçimden sonra bu vaatler de diğerleri gibi “yanlış anlaşıldık” rafına mı kaldırılacak?
Esnaf artık masal değil, gerçek duymak istiyor.
Yetkiyi, sınırı, imkânı bilmeyenlerin attığı sloganlar, seçim bitince buhar olup uçuyor.
Geride ise yine beklentiye sokulmuş esnaf kalıyor.
Aklıma bu vaatleri duyunca ,Demiryolu projesi geldi….
Haaaaaaaaaaaaa
Birde bu yazıyı kaleme aldım diye, bana ısmarlama haber yazıyor diyecekler.
Gelde bu kadar hayali vaat içi yazma





