Şu şehrin şımarık çocuğu olamadım hiç.
Hatta bu şehrin şımarık ve yaramaz diye nitelendirilen gazetecisi de olamadım, yıllarca.
Şehrin yaramaz ve şımarık gazetecisi ünvanını alamadığım için, sırtım sıvazlanmadı,
Her yaptığım eleştirel haber, devletin, ileri gelenleri tarafından göz ardı edilmedi !!!
Hatta yaptığım, hatalara; ‘’bu senin işin ‘’ deyip, gülüp geçilmedi.
Şehrin şımarık gazetecisi ya da çocuğu diye gidip devletin ileri gelenlerinden yardımda dilenmedim.
"İnternetim kapandı, telefonum kapandı dükkan kiramı ödeyemedim, evimin kirasını
ödeyemedim, odun alamadım kömür alamadım," gibi bir çok konuda fakirlik edebiyatı yapıp, kurumlardan para pul destek de istemedim ???
Yeri geldi paşalar gibi iflas ettim,
Yeri geldi eşek gibi çalıştım,
Alın terimle kazandım, ekmeğimi yedim.
Şimdi dümencilik dedikleri işte çalışıp, kazancımı sağlayıp borcumu ödedim.
Lakin devletin hiçbir kurumundan ;
"ya bana destek çıkarsınız; yada sizi pişman ederim" diyerek şantaj yapmadım.
Kimseye telefon açıp” adam gönderiyorum, şu kadar para ver, Yoksa gerisini sen bilirsin de demedim. (aslında daha da ileri gidildi ama terbiyem müsade etmiyor.)
Ben hiç bu şehrin şımarık çocuğu, şımarık gazetecisi olmadım;
Bu yüzden hiç pohpohlanmadım.
Yazdığım haberde, bir hata olmuş ise gülerek geçiştirilmedi !?
Ve ben saçma sapan haberler yapmayım diye, kimseler bana sevmediği halde ödünde vermedi.
Kimseyi, özelliklede bilgi kaynaklarımı hiç satmadım,
Hatta en son dijital yayını dağıtma adı altındaki davada, olduğu gibi.
Asıl o ses kaydını bana veren kişiyi ifşa etmediğim için, davayı aleyhime döndürecek kadar da cesur davrandım.
Hani dijital suç diyorlar ya,
O dijital suçun suç aletini,şu anda birlikte bana saldıranlardan, birinin gönderdiğini, birinin getirdiğini biliyor muydunuz!!!
Bu kaydı, birinin gönderdiğini, birinin getirdiğini açıklamak da yürek ister.
Onlarda o yüreği bırakın, sivrisinek yüregi yok.
Ben olsaydım, dostumu, sırdaşımı ele vermez açıkça itiraf ederdim.
Ben hiç bu şehrin şımarık çocuğu ya da gazetecisi olmadım.
Belki çok sevilip, idareciler tarafından kollanmadım,
Belki tipimi sevmediler,
Belki kalemimi,
Ama hiç bir idareci beni sevsin diye karşısında takla atmadım.
Neysem hep oydum.
İnandığım şeyin arkasından gittim, gitmeye devam edeceğim.
Şimdi alttan yeni bir basın savaşı başlatmak derdindeler’??!
Hata yaptırıp, Basın İlan Kurumu ve Resmi İlan yasasından faydalanmayalım diye çamur atma derdine düştüler.
Ama beyhude.
Onlar arkasına değil ilin Dağını almayı, düşman ordusunu tüm alsalar,
bizim resmi ilan yasasından faydalanmamızın önüne geçemeyecekler
Çünku biz……
Merdiven altı, canlı yayınlar yapmıyoruz ???
Çünkü biz, RTÜK izni olmadan yayın yapmıyoruz ???
Konuk olarak çağırdığımız insanlardan fatura kesmeden para da almıyoruz ???
İftira diyecekler,
Kestikleri faturayı yayınlasınlar bu iddiadan dolayı açıkça özür dileyeyim.
Bu yazıdan sonra fatura kesip yayınlamasınlar ona da inanmam.
Son günlerde artan saldırılarında, sesimi çıkartmadığımdan. korktuğumu düşünüyorlar galiba.
Oysa efendi olmaya karar vermiştim.
Arkanıza aldığınız güçlerde sanıyorum, tırstığımı, korktuğumu sanıyordu,
Oysa ben şehirde basın kavgasına ara vermiştim.
Şimdi kavgayı bitirdim, savaşı başlatıyorum !!!
Arkanıza Amerikan ordusunu, Amerikan başkanını da alın gelin.
( Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ nin, Cumhurbaşkanı sizin santajlarınıza boyun eğip arkanızda olmaz, hele birde ettiğiniz hakaretleri görseler )
Hodri Meydan Madem….
Savaş istiyorsanız pilavdan dönenin kaşığı kırılsın. Herkes her şeyi en ince detayına kadar öğrensin.
DİPNOT: Bana şantajla gelmeyin, montaj şantaj videoları bende tutmaz.
Hatta siz aradan çekilin ağabeyleriniz, sırtınızı yasladıklarınız gelsin. Yüreğinizin Yetmediği Masaya Oturmayın Küçük Oynar büyük Kaybedersiniz.Wesselam
Devamı bir sonraki yazımızda bizi takipte kalın…..








