Çorum’da geçtiğimiz günlerde yaşanan bir pazar tartışması, aslında tüm Türkiye’de yıllardır yaşanan ama bir türlü çözüm bulunamayan bir problemi tekrar gündeme taşıdı.
Bu yazıyı yazmama vesile olan olay, sıradan bir denetimin çok ötesinde...
Belediye zabıta ekipleri, pazarda denetim sırasında, bir vatandaşın tezgâhtan domates seçmesine izin vermeyen, bununla da kalmayıp vatandaşın torbasına çürük domatesleri dolduran bir pazarcıyı uyardı.
Her şey bu uyarıyla başladı...
Ancak iş burada bitmedi.
Pazarcı, kendisine yapılan uyarıyı hazmedemedi.
Üstüne üstlük, “Nerede bu başkan? Başkan gelecekmiş!” diyerek meydan okurcasına, kasa kasa domatesi alıp çöpe döktü.
Evet, yanlış duymadınız: "Vatandaş ucuz domates yemesin!" diyerek, tonlarca ürünü göz göre göre israf etti.
Ne bir utanma, ne bir sıkılma....
Yalnızca kibrin, ukalalığın ve vicdan yoksunluğunun meydanı vardı orada.
Bu davranış, sadece bir vatandaşa değil, o pazarda alışveriş yapan her bir insana, emeğe, alın terine ve en önemlisi vicdana ihanettir.
Kendi egosunu tatmin etmek uğruna vatandaşı cezalandıran bir zihniyetle karşı karşıyayız.
Bu ne esnaflıktır, ne de adamlık.
İşte bu yüzden Çorum Belediye Başkanı’nın tavrı, sadece bir belediye başkanının değil, halkın içinden birinin refleksidir.
Haksız olana karşı dik durmak, haklıyı korumak adına verilen bu ceza; geç kalınmış ama yerinde bir adımdır.
Başkanın “Vatandaşın hakkını kimse çöpe atamaz” mesajı, toplum vicdanında yankı bulmuştur.
Ben pazar alışverişine pek gitmem.
Gitmeyişimin sebebi fiyatlar değil.
Asıl sebep, bu olayda örneğini gördüğümüz gibi saygısız, kaba ve laubali tavırlardır.
Sebze seçmeye çalışan vatandaşa bağıran, itiraz edene surat asan, poşeti çürükle doldurup “alacaksan al” diyen bir esnafla kim karşılaşmak ister?
Ama unutulmasın: Bütün pazarcılar böyle değil.
İşini hakkıyla yapan, müşteriyi nimet bilen, ekmeğine saygı duyan yüzlerce değerli esnafımız da var.
Ama işte araya karışan birkaç ‘ayrık ot’, tüm camianın adını lekeliyor.
Bu olay vesile olmalı.
Belediyeler denetimlerini artırmalı.
Saygısız esnafa karşı daha net ve caydırıcı adımlar atılmalı.
Tezgâh, sadece mal satılan yer değil; güvenin, dürüstlüğün, alın terinin simgesidir.
Ve o tezgâhı kimse kendi kibriyle kirletememeli.
Unutmayalım, pazarda sadece domates değil; karakter de tartılır.