10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü imiş,
Bunun için Aksaray’ın duayen yazılı medya ve bazı cemiyet başkanlarının isteği doğrultusunda,
Valilik makamı bir program düzenlemiş.
Söyleyenlerin yalancısıyım…
Düzenlenen programın, talep edilmesi,
Günün anlam ve önemini aldı götürdü.
Bizim adımıza, Aksaray valiliğinden, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü için program düzenlenmesini istemek ne kadar ayıpsa,
Programda yapılanlarda bir o kadar ayıp.
Bir cemiyet başkanı tarafından, Aksaray valisine “Gazeteciler gününde ne yapacaksınız” diye sormak
Medya mensuplarının değerini ayaklar altına sermekten başka bir şey değildir.
Ne valiliğin nede başka bir kurumun yapacağı,
Gazeteciler gününe BAZI basın mensuplarının.
ihtiyacı yok,
Eğer böyle bir program yapılacaksa istemeden yapılanı makbuldür…
Kıymeti harbiyesi o zaman olur…
Madem bizlerin adına, bir Cemiyet başkanı böyle bir şey talep etmiş,
Ben başkanlığını yaptığım cemiyetim adına böyle bir talepte bulunmadım,bulunmam da mümkün değil…
Tabiki devleti protesto etmek yakışmaz bize,
Vali beyin davetine katılmamak
Hem valilik makamına,
Hemde Vali beye saygısızlık olacağı için, icabet ettim.
Çünkü Vali bey,
Valilik makamını, sonuna kadar dolduran ve hak eden bir Vali bunu her zaman söylerim.
Söylemeye devam edeceğim…
Lakin; keşke gerçekten bir Cemiyet Başkanı istedi diye program yapılmasaydı.
Buna kendini zorunlu hissetmeseydi.
Bu günü bir mesajla da kutlayabilir di.
Valimiz Mehmet Ali Kumbuzoğlu,bu isteklerin ardının arkasının bitmeyeceğini görecek ilerde.
Hele birde Resmi ilan alıp, resmi gazete olduklarını iddia edip,
150 gazeteyle üstünlük sağlamaya çalışan patronların istediğini bir kez daha yaptığında, arkasının geleceğini de yakında anlayacaktır.
İkincisi Vali bey, programda basın mensuplarını görmüşken, samimi ve doğal bir şekilde bir konuşma yaptı.
Konuşma esnasında, bizim büyük basın mensupları kendi aralarında konuşarak salonda bir uğultu yaşanmasına sebep oldu.
Çünkü vali beyin; uzun konuştuğunu iddia ederek kendilerince protesto ettiler.
Bu da İlin Valisine; toptan yapılan bir saygısızlık oldu ki, biz basın mensuplarına hiç yakışmadı.
İlin valisi orada, bizim ilimiz için güzel sözler söylerken, yapılanları ve yapılacakları anlatırken, dinlemek yerine konuşan basın mensupları,
Birde soru sormaya kalktılar.
“Ne dinledin de ne soruyorsun” deme hakkına sahip olan Vali Kumbuzoğlu bunu söylemek yerine nezaketini korumaya devam etti.
Olay bu kadar mı sanıyorsunuz.
Balık baştan kokar.
Valilik basın çalışanlarından,
Tecrübeli bazı basın bürosu çalışanları,
Yine o büyük tecrübesini konuşturup,
programın, program olmaktan çıkmasını sağlamayı başardılar.
Göreve yeni gelen Basın müdürünü takmayan, tecrübeli basın bürosu çalışanlarının,
Önce fotoğraf çekmesini öğretmek lazım.
Bunun için Belediyeden yardım alabilirler.
Ama önce büyük numara bir gözlük almalarını tavsiye ederim.
Birazdan paylaşacağım fotoğraflar valilik basını tarafından, çekilip sosyal medyada paylaşılan fotoğraflar.
Sadece kendilerine yakın olan birkaç basın mensubunun programa katılım fotoğrafını çekerek paylaşan duayen basın bürosu ekibi,
Diğerlerini basın mensubu saymadıklarından olsa gerek,
Diğer basın mensuplarının fotoğraflarını çekmeye tenezzül etmemişler.
Madem diğerlerini basın mensubu saymıyorsunuz programada çağırmasaydınız.
Fotoğrafı çekilip paylaşılan sözde basın mensupları da geçtiğimiz günlerde Valiyi ziyaret eden ekipti.
Hangi Ekip;
Resmi ilan alan, 150 gazete basıp,150 kuruma dağıtan basın mensupları…
Valiliğin duayen ekeleşmiş basın memuruda ezelden beri ulusal basın ve belli başlı yazılı medya grubunun yanında yer almaktan, diğer basın mensuplarını yok saymaya alışmış.
Öyle ya kendisi de ajans muhabirliği yaptığı için kendi gibi duayenlerle hemhal olur.
Üstelik Kraldan çok Kralcı…
Ha sonradan “neden benim fotoğrafım yok diyen bir kişinin fotoğrafı eklenmiş ama geçmiş ola.
Geçmiş dönemlerde
Aksaray Eski Valisi Hamza Aydoğdu döneminde de aynı şeyler yaşanmıştı.
Hemde 10 Ocak çalışan gazeteciler gününde.
Aydoğdu, resmi ilan alan,yazılı medya ve ulusal basın dışında hiç bir basın mensubunun varlığını kabul etmemiş, bu yüzden, bir çok eleştiri almıştı.
En çok eleştirenlerden biri bendim.
Çünkü” hakkımda haber yazacaklar” diye, önüne gelen medya mensubu dediği kişileri, tepesinde taşırken
Kurumun önemini bilip,yıpratmamak adına,
İftira niteliğinde haber yapmayan,diğerlerini ayaklarının altına almıştı.
Arkadaşlar; her an internet medyada onuruyla bu işi yapanlara çamur ve iftira atıp birde Vali beye aslı astarı olmayan şeylerle şikayet ediyorlardı.
Hatta İnternet gazetecileri toplantısı adı altında yapılan bir toplantıda,
Beni masanın ortasına atarak yalan haberler yapılmasına sebep olmuştu.
Beni ortaya attığı konuda, söz konusu şahıs aklandı,
Ama Hamza Aydoğdu’da Aksaray’ın nüfusunun yarısı kadar küçük bir yere gitti.
Kimsenin ahı kimsede kalmadı...
Gidene hiç üzülmediler,
Gelene takla atmak daha kolay olduğu için.
Şimdi Valilikte, ekeleşmiş basın memurları sayesinde
Yeni Vali Mehmet Ali Kumbuzoğlu’ na takla atma peşindeler.
Diğer taraftan ayağını kaydırma;hesaplarıda var.
Çünkü onların kolu orda…
Bende şimdi söylüyorum.
İnternet Medya -Yazılı Medya ile Ulusal Medya arasında ayrım başlayacaksa,
Geçmişte yaşananlardan çok daha fazlası yaşanır.
Resmi ilan alan,yazılı medyanın sorunları bizi bağlamaz.
Bizimde sorunlarımız var.
Güçleri yetmiyorsa, resmi ilan almaktan vaz geçebilirler.
Onlara ayrıcalık tanınması,
Biz internet medya sahiplerini rahatsız ediyor.
Ulusal Medya ya ayrıcalık tanınmasına karşıyım.
Hatta karşıyız,çünkü bizde ulusal medyayız.
Eğer Aksaray Valisi Mehmet Ali Kumbuzoğlu,
Giden Vali Hamza Aydoğdu gibi,
Gruplar arasında ayrımcılık yapacaksa, bizleri yok sayacaksa,
Bizde yok oluruz….
Buradan tüm internet medya sahiplerine bir çağrıda bulunacağım.
Sizi yok sayanı,sizde yok sayın.
Size kıymet vermeyene sizde kıymet vermeyin,
Ama çamur atmadan, iftira atmadan, şantaj yapmadan ve saygısızlık yapmadan;
Aksi takdirde her zaman olduğu gibi sizin karşınızda da yer alırım..
Sadece haberlerini girmeyin, tanıtımlarını yapmayın.
Örneğin STK, ve siyasi partilerde, yine yazılı medyanın üfürmesi neticesinde,
Kendilerinin kağıt kalıp, boya masrafları olduğu için,
İnternet medyanın onlara göre hiçbir masrafı olmadığı düşünülerek,
Telkinde bulunuluyor.
STK ve Siyasi Partiler
Onların telkinleriyle
Örneğin; Yazılı medyaya 1000 tl ödeme yapıyorlarsa; İnternet medyaya masrafınız yok diye 250 Tl ödüyor.
Oysa sizin yayınladığınız ilanları binlerce kişi görüyor,
Onların yayınladığı ilanı 150 kişi…
Yani, ya Yazılı medyaya da 250 TLverecekler,
Yada İnternet Medya’da 1000 Tl verecekler;
Ortası yok…
250 TL’ye ihtiyacınız yok,ama onların size ihtiyacı var.
Bu teklifle geliyorlarsa,
Almayın o reklamı, yayınlamayın ve sizde onları yok sayın.
Bakın sadece 3 ay haberlerini yapmayın,
Reklamlarını ve tanıtımlarını yayınlamayın,
Sadece 150 adet basan, yazıl medyanın desteği ile ne yapacaklarını görün…
Ve onlarında görmesini sağlayın…
Sizi üçüncü sınıf gören valiliğin ekelşmiş basın memuru dahil,
Valilik dahil tüm kurumlarda uygulayın bunu,
Sosyal medyalarını kapatın,
Sadece yazılı medya ile kendilerini anlatsınlar bakalım anlatabiliyorlarmı?
Eğer kararlı ve iradeli olur;
Size kıymet verenin haberlerini, ilanlarını yayınlar;
Vermeyenleri de sessizliğe gömersiniz.
İşte o zaman kazanan İnternet medya olur,
Yazılı medyada bir daha internet medya ile
Boy ölçüşmeye kalkmaz.
Gittikleri , her yerde
İnternet Meydayayı ,yok saymaları konusunda telkinde bulunamazlar.
Denemesi bedava…
Bu Arada sayın valimiz Mehmet Ali Kumbuzoğlu ise;
Kendine bağlı basın bürosu, birimin bir kez daha gözden geçirmeli;
Kendisine tavsiyem odur ki
Kendinden önceki valilerde yaşananları bir araştırsın.
10 Ocak kutlu olmasın be, böyle rezillik olacaksa.








,






