SATIR ARASI (Ayşe ALP)

Tarih: 25.01.2026 16:33

AĞALIK SİSTEMİ GELSİN DİYE UĞRAŞAN FEDERASYON VAR

Facebook Twitter Linked-in

Hah, bir bu eksikti…

Zaten vatandaşı oradan oraya koşturan angaryalar yetmiyordu, şimdi bir de belediye bütçelerinden yüzde 10 pay talebi çıktı karşımıza.
Kimden mi?
Tüm İstanbul Muhtarlar Federasyonu’ndan.

Gerekçe hazır:
“Daha iyi hizmet edeceğiz.”

Allah aşkına…
Hangi hizmetten söz ediyoruz?

Asfalt mı atacaksınız?
Kanalizasyon mu döşeyeceksiniz?
İçme suyu şebekesi mi kuracaksınız?
Bina boyası mı yapacaksınız, mantolama mı?

Belediyelerin, devletin yıllardır yürüttüğü asli görevleri mi üstleneceksiniz yoksa?

Federasyon diyor ki:


“Tabela vergisi, bina vergisi gibi gelirlerden muhtarlıklara %10 destek verilirse muhtarlar çok güzel hizmetler yapar.”

Güldürmeyin vatandaşı.

Bu ülke ağalık sistemiyle yıllarca mücadele etti.
“Benim mühür, benim mahalle, benim sözüm” anlayışı yüzünden insanlar kapılarda bekledi, ezildi, korkutuldu.

Bugün hâlâ bazı mahallelerde
“Muhtarın adamı”,
“Muhtarla aran iyi olsun”,
“Muhtar imzalamazsa iş yürümez”
mantığı yaşatılmaya çalışılıyor.

Şimdi bu yapıya bir de para gücü mü verelim?

Bir muhtarın eline belediye bütçesinden pay verirseniz, bu hizmet olmaz, bu güç zehirlenmesi olur.

Bu, mahalleye hizmet değil;
mahalle üzerinde tahakküm demektir.

Unutmayalım:
Devlet, bir dönem “fakirlik ilmühaberi” adı altında vatandaşı muhtar kapılarında süründürüyordu.
İmza için para istenen günleri bu millet unutmadı.

Devlet ne yaptı?
Bu angaryayı kaldırdı, vatandaşı korudu.

Şimdi ne oluyor?
Belediyelerin ensesine yapışıp,
“Gelirlerinden bize %10 verin” deniliyor.

Hayırdır?

Mahalle konakları mı yapacaksınız?
Park-bahçe mi düzenleyeceksiniz?
Dar gelirliye yardım mı dağıtacaksınız?

Kusura bakmayın ama
dar gelirli listeleri hazırlanırken bile kaç fırıldak çevrildiğini bu ülke çok iyi biliyor.

Elbette bu sözler tüm muhtarlara değildir.
İşini layıkıyla yapan, gerçekten mahalleye gönül veren muhtarlar vardır.
Onları tenzih ederim.

Ama mesele kişisel değil, sistem meselesidir.

Muhtarlık kurumu bugün itibarıyla:

Devlete mali külfettir,

Vatandaşa angaryadır,

Hizmet üretmeyen ama yetki isteyen bir yapıya dönüşmüştür.

E-devlet varken,
dijital kayıtlar varken,
kurumlar arası entegrasyon varken
muhtarlık hâlâ neden bu kadar vazgeçilmez gösteriliyor?

Cevap net:
Yetki ve pay meselesi.

Bu yüzden açıkça söylüyorum:
Muhtarlık ya baştan aşağı yeniden tanımlanmalı,
ya da bu angarya düzene artık cesurca son verilmelidir.

Belediye bütçeleri halkındır.
Bir avuç kişinin “algı” çalışmasıyla yağmalanacak kaynak değildir.

Yüzde 10 mu istiyorsunuz?
Önce şu soruya cevap verin:

Bu ülkeye ne katıyorsunuz?


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —