Çalışanı övdüğümüz gibi,
Çalışmayanı yermesini de biliriz.
Lakin eleştiri her zaman sonuç vermez.
87 yılında başladığım bugüne kadar devam eden bu meslekte bir şeyi öğrendim.
Eleştiriyorsan, eleştirdiğin konu hakkında bilgi sahibi olacaksın.
Eleştirdiğin konu hakkında çözüm önerin olacak.
Eleştiriyi, eleştiri yapmak için yapmayacaksın.
Eğer gerçekten ters giden bir şeyler varsa, çözüm yolunu da biliyorsan, yapacağın her eleştiri, amacına ulaşır, hedefini vurur ve sana itibar kazandırır.
Ama, sırf eleştirip güç kazanma derdinde olursan, kısa vadede karda,
Uzun vadede zararda olursun.
Önce insanlar tedirgin olur,
Benim gibi cübbesiz avukatlar (biliyorsunuz öyle diyorlar bana) çıkar, kral çıplak der, foyanızı ortaya çıkartır, ne itibar kalır, ne insanlık.
Şimdi nerden geldi bu konu….
Tabi siyaset değil.
Bugün Evren Başkanı da anlatmayacağım.
Evren Başkan yarın….
Bugün, Aksaray Belediyesi dışındaki hizmet kurumlarına bakalım.
İlk olarak Aksaray Eğitim ve Araştırma hastanesini ele alalım.
Sağlık İl müdürlüğü bünyesinde hizmet veriyor.
Sağlık İl müdürlüğü ise Aksaray valiliğine bağlı…
Aslında ASÜ’ye bağlı olması gerekir, ama bunada bir anlam veremiyorum…
Geçtiğimiz günlerde, sosyal medya hesaplarından bir mesaj aldım.
Aldığım mesaja önce inanamadım.
Hatta bir sürede bu konu üzerinde durmadım.
Sonra bir mesaj daha aldım,
Bu mesajda, ”bu haberi yapıp sorunlarımız dile getirmekten korkuyormusunuz ?” diyorlardı.
Yapım itibarıyla pek gaza gelmem.
Başıma Buyruk, istediğim haberi yaparım.
Konuyu kendim araştırmadan yazmayı da beceremem.
Tam konu üzerinde bir fırsat bulup araştırmayı düşünürken, sok sevdiğim bir abimde yine sosyal medya üzerinden aynı konuyu iletti.
Artık zorunlu hale gelmişti.
Atladım ASÜ Eğitim ve Araştırma hastanesine gittim.
Ve bana bildirilen konuyu bizzat yaşadım.
Şimdi merak ediyorsunuz değil mi?
Aslında birçoğunuzun başına gelmiştir.
Kurumlar hakkında eleştirisel haber yapmayı hiç sevmesem de, bu konunun ehemmiyeti büyük.
Mevzu şu;
Hastanızı aldınız;
Hastaneye gittiniz.
Hastanız yürüyecek halde değil, yaşlı, yada ayağı kırık, dolayısıyla oradan bir engelli aracı alacaksınız.
Hastanızı bıraktınız dışarda ayakta bekliyor.
Siz önce gidiyorsunuz, araca tam eliniz uzattınız, güvenlik elini kaldırıyor
”hop napıyorsun” diyor.
Gerçekten ifade bu.
Siz gayri ihtiyarı “hastam ilerde bekliyor onu bindirecem ve muayene getireceğim”diyorsunuz.
Görevli “o iş kadar kolay değil, hele bi önce kimliğini ver.
Hangi servise gidecen, hangi poliklinikte tedavi olacan söyle, sonra arabayı al “diyor.
Arabayı koyduğunuz park ile kapı arasındaki yolu tarif etmeme gerek yok.
Siz bu işlemleri yaparken hastanızın orada sıcakta beklediğini düşünün bir….
Sonra işiniz bitip, çıkarken önce arabayı teslim edip kimliğiniz alıyorsunuz. Hastayı da kapıdan ya sırtınızda yada zorla yürüterek çıkartıyorsunuz!!!
Şimdi hangisine yanalım,
Potansiyel bir hırsız durumuna düştüğümüze mi?
Kimliğimizi kime verdiğimizemi ? ve güvendemi ?
Hastamızın perişan olmasına mı ?,
Kendimizin git gellerle yorulmasına mı?
İşte bu kararı vatandaş verecek.,
Öyle ya yetkililer bir karar almış,
Hasta ve hasta yakını perişan olsa da bu karara uyacak.
Peki bu kararı kim aldı?
Hastane müdürümü?
Hastane başhekimimi?
Sağlık İl müdürümü?
Aksaray valisi mi?
Bilmiyorum!!!!
Sormadım bu konuda yorumda yapmayacağım.
Ama Aksaray Valisi başta olmak üzere; tüm yetkilileri, bu konuda vatandaşın mağduriyetini gidermek üzere göreve çağırıyorum.
Üstelik vatandaşın potansiyel bir hırsız durumuna düşürülmesinden kurtarılması gerekiyor.
Kimliğini güvenlik görevlisine bıraktığı için tedirgin olmasının önüne geçilmesi de gerekiyor.
Hazır hastane demişken, birde temizlik konusunu ele alalım.
Tonla temizlik elemanı alındı.
Bunlar birde kadro aldı.
Amaaaa hala yetersizmişşşşş!!!!
Tuvaletler leş gibi, iğrenç kokuyor,
Asansörler keza aynı temizlikte, elinizi dokunamıyorsunuz.
Üstelik, doktor hemşire değil ama, temizlik görevlilerden, fırça yeme riskinizde var.
Evet hastaneye, bizzat gittim, vatandaşların anlattıklarını bizzat yaşadım, üstelikte ne hastam vardı, nede muayene olacaktım.
Keza bir hastam olsaydı, ya da muayene olacak olsaydım, bu kadar sakin olmayacağımı biliyorum.
O nedenle sayın yetkililer, biraz başınızı kaldırıp, vatandaşın çektiği çileyi görün lütfen.
Bende okuyucularıma buradan bir söz veriyorum.
Bu konuların takipçisi olacağım.
Lakin şunu bilmeniz gerekiyor.
Aksaray’ın bir devlet hastanesi yok, bahsettiğiniz hastane,
ASÜ Eğitim ve Araştırma hastanesi,
Dolayısıyla Aksaray’ın bir an evvel bir devlet hastanesine kavuşması gerekiyor.
Yaklaşık iki yıl önce Aksaray’a devlet hastanesi yapılması ya da boşaltılan (neden boşaltığını da anlamış değilim) devlet hastanesinin yenide aktif hale getirilmesi haber yapmış ve konuyu sayın valimiz Hamza Aydoğdu’ya da bizzat iletmiştim.
O günden bugüne ne oldu ne bitti, neden olmadı bilmiyorum.
Çünkü bununla ilgili bir bilgi gelmedi….
hastane müdürüne de son bir sözüm var.
O lüks odanızdan bazen çıkıp, hastanende, neler oluyor vatandaş ne sorunlar yaşıyor bir bakın sayın müdürüm.
#SevdamAksaray
#HerşeyAksarayİçin
# AşkAksaray