Ramazan ayı, paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin en güzel simgelerinden biridir. İftar sofraları, toplumun her kesimini bir araya getiren, zengin-fakir ayırmadan herkese kucak açan özel buluşmalardır. Ancak son yıllarda şehirlerdeki iftar programlarına baktığımızda, bu sofraların ruhundan uzaklaştığını görmek mümkün.
Aksaray’da son günlerde düzenlenen iftar programlarının çoğu, protokol ağırlıklı ve kapalı davetler şeklinde gerçekleşiyor.
Davetliler belli, masalar belli… Halka açık değil..
Adeta “körler sağırlar birbirini ağırlar” misali, aynı isimler, aynı sofralarda buluşuyor.
Tam da bu noktada, İYİ Parti Aksaray İl Teşkilatı tarafından düzenlenen iftar programı farklı bir tablo ortaya koydu. Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu ve Genel Başkan Yardımcısı Turan Yaldır’ın katılımıyla gerçekleşen bu halka açık iftar, 1500 kişilik salona davetliler sığmayınca ve Salon kısa sürede dolunca ikinci bir salon açıldı ve o salon da büyük ölçüde dolarken partililer ve halk bir arada iftar açma fırsatı buldu…
Kısacası herkesi bir araya getirdi.
Bu yoğun katılım, aslında çok net bir gerçeği ortaya koyuyor: İftar sofraları gerçekten halka açık olursa, insanlar o sofralara sahip çıkar. Ramazan’ın ruhu da tam olarak burada gizlidir; sadece protokol masalarında değil, halkın içindeki sofralarda yaşar.
Eskiden siyasi partiler ve kurumlar, Ramazan ayında büyük iftar sofraları kurar, halkı aynı masada buluştururdu. İnsanlar aynı tabaktan ekmek bölüşür, aynı duaya “âmin” derdi. Bugün ise birçok iftar programı daha çok kapalı davetler şeklinde, yalnızca fotoğraf vermek için yapılır hâle geldi.
İYİ Parti Aksaray’ın programı ise bunu değiştirdi. Halkın içine giren, gönül gönüle buluşan bir iftar, Ramazan’ın gerçek anlamını yeniden hatırlattı. Bu tablo, Aksaray’daki insanların bu tür sofralara ne kadar ihtiyaç duyduğunu ve samimi buluşmaların ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gösterdi.
Ve unutmayalım: Gerçek iftar, kapısı herkese açık olan sofradır.
Eskiden siyasi partiler, belediyeler ve kurumlar Ramazan ayında büyük iftar sofraları kurar, şehir halkını o sofralarda buluştururdu.
İnsanlar aynı tabaktan ekmek bölüşür, aynı duaya “âmin” derdi. Bugün ise birçok iftar programı daha çok gizli kapılar ardında, kapalı kapıları olan davetlere dönüşmüş durumda.
Belki de artık şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir:
İftar sofraları gerçekten paylaşmak için mi kuruluyor, yoksa sadece fotoğraf vermek için mi?.
İşin pek hayrı kalmış sayılmazda…
Bu arada Aksaray Belediyesi tarafından Ramazan boyunca açılan iftar çadırları sayesinde iftarlarını açabilen halka gönül kapılarını açtığığı için, Aksaray Belediye Başkanımız Evren Dinçer teşekkür ediyorum.
7 yıldır her ramazan iftar çadırlarını açarak, personel görevlendirerek, binlerce insana iftar açma fırsatı veren ve ,bıkmadan usanmada her yıl bu yapan bir Belediye Başkanımız olduğu için gururluyum.
Giz