(Söz konusu haberi yapan arkadaşlar alınmasın lütfen. Sorun haberi yapanlarda değil, verilen bilgilerin doğruluğuna dair ciddi şüphelerim olmasıdır. Yoksa yapılan haberlere söyleyecek sözüm yok.)
Milliyetçi Hareket Partisi’nin içinde cin çıktı…
Yanlış duymadınız.
Aksaray MHP’de son günlerde adeta cinler, periler top koşturuyor.
Öyle ki bazen bu toplar il sınırlarını bile aşıyor.
Diyeceksiniz ki:
“Ne alaka?”
Vallahi ilk bakışta kel alaka gibi görünüyor.
Ama öyle değil…
Biliyorsunuz ben 1989 yılından beri Milliyetçi Hareket Partisi’nin bir üyesiyim.
Sadece bir üye…
Zaman zaman delege olarak oy kullanan, duruşundan bir gram taviz vermeyen, kendimce fanatik sayılabilecek bir MHP’li ve ülkücüyüm.
Bunu söylemekten hiçbir zaman çekinmedim, bundan sonra da çekinmeyeceğim.
Ancak bir gerçek daha var:
Bu partiye içeriden ya da dışarıdan kim zarar veriyorsa, ona karşı da tavrımı koymaktan asla geri durmam.
Çünkü bu partiye zarar veren herkes, aynı zamanda Aksaray’daki siyasi başarıya da zarar verir.
Bunları yazmamın sebebi ise Aksaray’daki MHP teşkilatını, tabanını, düşüncesini ve yaşananları yakından biliyor olmamdır.
Hatırlayacaksınız…
Geçtiğimiz hafta Aksaray MHP’nin ortasına adeta bir bomba düştü.
Öyle sıradan bir olay değil, teşkilat binasının ortasında patlayan bir bomba…
İki dönem Aksaray Milletvekilliği yapan Ramazan Kaşlı’nın kesin ihraç istemiyle disipline sevk edilmesi…
İşte o bomba buydu.
Bu gelişmeden sonra herkesin bir yorumu vardı…
Herkes olayın perde arkasını kendince çözdüğünü sandı(!)
Aynı kişi tarafından servis edildiği anlaşılan bir biilgi yumağından yola çıkarak kendilerince, İhraç'ın arkasındaki olayı çözdüler.
Yada Ramazan Kaşlı'yı mağdur ilan edecek sebebi ürettiler.
Bazıları Ramazan Kaşlı’nın aslında ne kadar masum olduğunu anlatmaya başladı.
Yersen tabii…
Hatta yerseniz tabii…
Şahsen ben yemedim.
Bir görüşe göre; bir cinayet olayında olay yerine ilk gelen kişi nasıl şüpheli görülürse, bu olayın arkasındaki kişinin de Ramazan Kaşlı’nın “dibini kazdığı” iddia ediliyor.
İma edilen kişi ise belli:
Bir dönem Ramazan Kaşlı’nın desteğiyle MHP’nin belediye başkan adayı olarak halka tanıtılan İrfan Çıtak.
İddialara göre bombanın patlamasından hemen sonra İrfan Çıtak’ın paylaştığı bir fotoğraf, olayla bağlantılı olduğu şeklinde yorumlandı.
Hatta daha da ileri gidilerek OSB’de Ramazan Kaşlı ve bazı kişiler arasında geçtiği iddia edilen sinkaflı konuşmaların kayıtlarının bulunduğu ve bu kayıtların MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye ulaştıran ve dinlettiği ileri sürülen kişi…
İrfan Çıtak
Bir başka iddia ise Yeniçağ Gazetesi’nde çıkan haberde yer aldı.
Orada da sahne yine OSB…
Ve yine hedefte İrfan Çıtak var.
Habere göre Ramazan Kaşlı ile İrfan Çıtak arasında yeni organize sanayi bölgesinin yapımı konusunda bir anlaşmazlık yaşandı.
Hatta bir toplantıda Kaşlı’nın Çıtak’a yönelik sözlerinin MHP Genel Merkezi’ne ulaştırıldığı öne sürüldü.
Peki gerçekten mesele bu kadar basit mi?
Bırakın sesli güleyim….
Açık söyleyeyim…
Ben bu kadar basit olduğuna inanmıyorum.
Çünkü bu tabloya bakınca insanın aklına başka sorular, başka kokular geliyor.
Mesela…
İrfan Çıtak babasıyla da mı ters düştü?
Çünkü herkes bilir ki Cavit Çıtak ile Ramazan Kaşlı’nın dostluğu uzun yıllara dayanır.
Yediği içtiği ayrı gitmeyen bir ilişkiden söz edilir.
Bu dostluğun sonucunda İrfan Çıtak Başka şehirde yaşarken Aksaray Belediye Başkan adayı oldu….
O zaman burada anlatılmayan başka bir hikâye mi var?
Kesinlikle var…
Haberlere göre yeni OSB projesinde pay sahibi müteahhitlerin baskısı sonucu ihraç istemiyle ,disiplin süreci başlatılmış.
Ama dediğim gibi…
Olayın bu kadar basit olduğunu düşünmüyorum.
Çünkü Bilge Lider Devlet Bahçe böyle bir olaydan dolayı kesin ihraç istemiyle disipline sevk etmek yerine, disipline sevk ve uyarı verirdi. Sorun düzeltilmez ise istifası istenirdi. İstifa etmez ise ihraç ederdi.
Oysa bu olayda kesin ihraç istemi ile disipline sevk edildi….
Dikkat ederseniz iki haberde de ortak bir nokta var:
OSB…
Ama benim dikkatimi çeken başka bir şey daha var.
Bu haberler sanki İrfan Çıtak’ın Kaşlı için kendini feda ettiğini düşündürüyor.
Burada asıl mesele belki de bambaşka gibi duruyor…
Mesela,
MHP’de son yerel seçimlerde önemli bir ivme yakalayan bir ismin gelecekte yeniden belediye başkan adayı ya da milletvekili adayı olmasının önünü kesmek olabilir, diye düşündürmek istenilebilir.
Siyasette bu tür hamleler yeni değildir.
Ama bir başka dikkat çeken nokta daha var:
Bazı haberlerde sanki ;
Devlet Bahçeli'yi suçlamaya çalışan bir ima var.
Yada bu yönde algı oluşturulmaya çalışılıyor.
Buraya kadar olan bölümde Ramazan Kaşlı’nın partiden, MHP Lideri Devlet Bahçeli tarafından sinkaflı sözleri yüzünden ihraç edildiği iddia edilerek, ihraç sebebinin fındık kabuğunu doldurmadığı öne sürülmeye çalışılıyor.
Bu kadar basit bir olayda Bahçeli bir milletvekilini niye ihraç etsin ki?
Haberlerde verilen ana tema bence, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin bu ihraçta suçlanmaya çalışılmasıdır.
Yani günah keçisi Bilge lider Devlet Bey olacak, siyasi hesap sandıkta alınacak…
Oysa şu soruyu sormak gerekir:
Basit bir mesele yüzünden Bahçeli bir milletvekilini neden ihraç ettirsin?
Bu nedenle ortada başka hesaplar olduğunu düşünmek yanlış olmaz.
Kısacası…
Bu iki haberin arkasında kimlerin olduğunu tahmin etmek zor değil.
Ama yöntem yanlış.
İrfan Çıtak’ı itibarsızlaştırmak bir yana,
Böyle bir ihtimal bile; danışıklı dövüş bile olabilir.
Ama koskoca bir siyasi lideri günah keçisi ilan etmek de doğru değildir.
Bir başka gerçek daha var:
İrfan Çıtak, Ramazan Kaşlı’nın onayıyla MHP’nin belediye başkan adayı olmuştu.
O halde eğer mesele gerçekten buysa,
Kaşlı ile Çıtak arasındaki ticari ilişki mi vardı..
Bu Ticari ilişki neden Yeni OSB arsaları üzerinden..
Bu iddiaları da açıkça konuşulmalıdır.
OSB'de yaşanan her neyse açıkça Aksaray halkına anlatılmalı…
Zira meselesi, Aksaray meselesi bu durumda…
Gerçeklerin ortaya çıkması için bu şarttır.
Elbette bütün bu iddiaların gerçek yüzü, MHP Genel Merkezi’nin disiplin süreci sonrasında yapacağı açıklamayla netleşecektir.
Ama şu kesin:
Bu oyun…
Tutmadı.
Ve görünen o ki…
Kim ne plan yaptıysa, bu plan şimdilik işlemedi.